Ana Sayfa
İdari
Akademik
Eğitim
Ücretler-Burslar

   

  FİZYOTERAPİ & REHABİLİTASYON

TARİHÇE

Dünyada 115 yıllık bir geçmişi olan fizyoterapistlik mesleğinin ülkemizdeki ilk temeli 1961 yılında onursal rektör Prof. Dr. Sayın İhsan Doğramacı tarafından Hacettepe Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu'nun kurulması ile atılmıştır. Dünya Fizyoterapistler Konfederasyonu 1951 yılında kurulmuştur. 1969 yılında meslek derneği olarak kurulan Türkiye Fizyoterapistler Derneği, 1974 yılında konfederasyona üye olmuştur.

Her yıl 8 Eylül "Dünya Fizyoterapistler Günü" olarak kutlanmaktadır.

GENEL TANITIM

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özgün ve kendi otonomisi olan bir bilim alanıdır (Sağlık Bilimleri Temel Alanı Koşul no:101; Bilim alan kodu: 1024). Gelişmiş ülkelerdeki okulların eğitim programları örnek alınarak hazırlanmış olan Yüksekokulumuzun eğitim programını tamamlayan ve fizyoterapist ünvanı alan meslektaşlarımız, dört yıllık yüksek öğrenimlerinin sonunda, hareket bozukluğuna yol açan her türlü yaralanma, hastalık, ağrı ve fonksiyon bozukluklarında uzman bir hekimin tanısı sonrası fizyoterapi ve rehabilitasyona özgü değerlendirme yöntemlerini kullanarak, tedavi yaklaşımlarını planlayıp, uygulamaya yönelik bilgi ve beceriyi kazanırlar.

Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarının başlıca amacı fonksiyon bozukluğuna yol açan hastalıkların ilerlemesini önlemek, hastalık ve yaralanmalardan sonra kişinin en az zararla, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden maksimum yeterlilikle yeniden topluma kazandırılmasını sağlamaktır.

Dünya Sağlık Örgütü'nün "impairment" (bozukluk) olarak adlandırdığı fonksiyon kaybı geçici veya kalıcı olabilir. Fonksiyon bozukluğunun kalıcı olmasını önlemek, sağlık sorunlarının erken dönemde belirlenmesinin yanı sıra, pek çoğu fizyoterapistler tarafından geliştirilmiş olan, fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarının uygulanması ile mümkün olmaktadır. Bu yaklaşımlar sayesinde kalıcı olabilecek bir çok sakatlık engellenebilmekte, hastalık ve sakatlıkların komplikasyonları ya da ilerlemeleri önlenebilmekte, kişilerin var olan potansiyeli en üst düzeye çıkarılabilmektedir.

Fizyoterapistlerin çalışma alanları her geçen gün daha da artmaktadır, Dahili branşlar: Nöroloji, Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, Romatoloji, Dahiliye, Genel Fizyoterapi, Cerrahi branşlar: Ortopedi, Nöroşirurji, Kalp-Damar ve Göğüs Cerrahisi, Obstetri ve Üro-Jinekoloji, Genel Cerrahi, El Cerrahisi, ayrıca Acil ve Yoğun Bakım Üniteleri ve diğerleri. Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarının erken taburculuk ve hastaneye yatış sıklığını azaltmada da önemli bir rol oynaması ve bunun sonucu olarak maliyet/yarar dengelerini de olumlu yönde etkilemesi nedeniyle, fizyoterapistlik mesleğine olan ilgi ve ihtiyaç artmıştır. Sağlığın korunması ve hastalıkların tedavisi için yapılan tüm çalışmalarda (koruyucu, tedavi edici ve rehabilitasyon hizmetlerinde), kişilerin yaşam kalitelerinin arttırılmasında fizyoterapistin rolü giderek daha önemli hale gelmektedir. Günümüzde fizyoterapi ve rehabilitasyonun hastane dışında da uygulama alanları olması gerekliliği kabul edilmiştir. Koruyucu fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarıyla toplumun ve bireylerin risk faktörlerine karşı korunması da hedeflenmektedir.

Toplum sağlığına yönelik fizyoterapi ve rehabilitasyon çalışmalarına birkaç örnek olarak;

  • Okul çocuklarının uygun spora yönlendirilmesi,
  • Düzgün postür alışkanlıklarının kazandırılması,
  • Ayak sağlığının korunması,
  • Yaşlıların rehabilitasyonu amacıyla kurulan merkezlerdeki rehabilitasyon çalışmaları,
  • Bel ve boyun sağlığı için sağlıklı topluma hizmet veren kurumlar,
  • Alkol, sigara bağımlılığı, hareketsizlik gibi risk faktörleri ve kötü sonuçları konusunda toplumu bilinçlendirmek,
  • Sağlıklı kişilerde fiziksel uygunluk ve egzersiz,
  • Kadın Sağlığı programları,
  • Sağlıklı hamilelerde yapılan egzersiz uygulamaları ve annenin eğitimi,
  • Vücut tanıma ve gevşeme eğitimi,
  • Sporcularda yaralanmaların önlenmesi için uygun program seçimleri,
  • İş yerlerinde sağlığa zararlı etkenlerin yok edilmesi, gibi örnekleri verebiliriz.
  • Öğrenciler, Yüksekokul'a Üniversitelerarası Seçme ve Yerleştirme Sınavı'ndan yeterli sayısal puanı alarak girmektedirler. Eğitim programı hareket sistemi problemlerinde ve çeşitli fizyoterapi rehabilitasyon çalışma alanlarında, hastalıklara özel (inme, serebral paralizi ve rehabilitasyonu, kas hastalıkları ve rehabilitasyonu, MS, Kistik fibrosis, Astım, KOAH gibi). Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bilim Alanına yönelik ölçme ve değerlendirmelere, tedavi programını planlama ve uygulamaya yönelik, temel bilimler, klinik bilimler, mesleki dersler, araştırma metodolojisi, seminerler ve klinik çalışmayı kapsamaktadır. Ayrıca fizyoterapistler 4 yıllık lisans eğitimleri süresince iş ve uğraşı tedavisi, protez-ortez ve biyomekanik, sporcu sağlığı ve rehabilitasyon, ergonomi, mesleki rehabilitasyon, az görenlerde rehabilitasyon, işitme konuşma bozuklukları ile ilgili bilgi ve donanım da kazanmaktadırlar.

    Mezun olan meslektaşlarımız Üniversite ve Eğitim Hastanelerinin çeşitli bölümlerinde hekim ve sağlık alanının farklı disiplinleri ile işbirliği içinde çalışabildikleri gibi, bu alanlarda uygulama ve araştırma yapabilmekte ve özelleşebilmektedirler. Ayrıca ülkemizdeki çeşitli üniversitelerde mezuniyet sonrası eğitime katılıp, yüksek lisans, doktora derecelerini alarak akademik kadrolara atanabilmektedirler.